Ekonomi 2003-07-07 23:24:08

 

Babadağ'ın nesi meşhur? Mantar gibi biten işadamları


İlk tekstil tezgâhı 700 yıl önce kurulan Babadağ günümüzde tam bir patron fabrikası oldu. Babadağlı işadamları Türkiye ihracatının yüzde 10'unu gerçekleştiriyor.Zorlu, Goldaş, Değirmenci gibi devlerin buluştuğu Babadağ Sanayicileri Derneği BASİAD 286 üyesiyle, TÜSİAD'dan sonra ikinci büyük işadamları derneği

Denizli'ye 37 kilometre uzaklıkta dağların arasına sıkışmış bir ilçe Babadağ. Türkiye'nin tekstil başkenti olmasının yanı sıra Türkiye ekonomisi ve ihracatına yön veren işadamlarının yetiştiği bir ilçe. Tarıma yönelik arazisinin olmaması yüzünden yaklaşık 700 yıldır dokumacılık yapan Babadağ'ın geçmişte olduğu gibi bugün de tek geçim kaynağı dokuma tezgahları.

Bu zorunlu seçim küçük ilçeyi Türkiye'nin 'tekstil başkenti' haline getirirken, Babadağ aynı zamanda bir 'işadamı üretim merkezi' olarak da dikkatleri üzerine çekiyor. Geçen yıl 1 milyar 400 milyon dolarlık ihracat yapan Zorlu Grubu gibi, Türkiye'nin mücevhercisi Goldaş gibi devler hep bu ilçeden çıktı.

Bugün Türkiye ihracatının yüzde 10'unu gerçekleştiren Babadağlılar arasında Zorlu Grubu'nun sahibi Ahmet Nazif Zorlu, Goldaş'ın sahibi Hasan Yalınkaya, Değirmenci Grubu'nun sahibi Zeki Değirmenci, Küçüker Tekstil'in sahibi Besalet Küçüker, Gökhan Tekstil'in sahibi Ahmet Gökşin, Ada çoraplarının sahibi Tekin Ada, Nesa Tekstil'in sahibi Nevzat Özel, Denteks'in sahibi Ceyhan Kasapoğlu, Altınbaş Tekstil'in sahibi Sait Atıcı, Ozan Tekstil'in sahibi Zafer Katrancı gibi onlarca işadamı var. Çoğu tekstilci olan bu hemşehri işadamları başta ABD ve AB ülkeleri olmak üzere tüm dünyaya havlu, bornoz, nevresim ihraç ediyor ve dünya pazarında hem Türkiye'nin hem de Babadağ'ın adını duyuruyor. Öyle ki 33 milyar dolarlık Türkiye ihracatının yaklaşık 3 milyar dolarlık bölümü Babadağlı şirketler tarafından gerçekleştiriliyor.

Türkiye'nin en büyük şirketleri de Babadağlıların kurdukları arasından çıkıyor. Türkiye'nin ilk 10 şirketi arasında 9. sırada Babadağlı Zorlu Grubu'nun Vestel'i yer alıyor. İlk 700 şirket arasında yer alan Babadağlı şirket sayısı ise 19.

Bu bolluk kurdukları derneğe de bereket katıyor. 286 üyesi ile Babadağlı Sanayi ve İşdamları Derneği (BASİAD), 436 üyeli TÜSİAD'tan sonra ikinci büyük işadamı derneği. Başta Denizli ve İstanbul olmak üzere Türkiye'de tüccar, sanayici ve esnaf 80 bin Babadağlı'nın olduğu tahmin ediliyor.


DENİZLİ BURADAN SORULUR

Denizli'de kayıtlı yaklaşık 15 bin esnaf, tüccar ve sanayicinin yüzde 35'i Babadağlılar'dan oluşuyor. Denizli Organize Sanayi Bölgesi'ndeki 55 fabrikanın yüzde 85'i Babadağlılar'a ait.

2001 yılında Denizli'de en fazla ihracat yapan ilk 10 şirketin 6'sı, 2002 yılında ise ilk 5'i Babadağlıların kurduğu ve işlettiği firmalar. Yine kentte en çok kurumlar vergisi ödeyen 10 firma arasında her yıl en az 4 Babadağlı işletme yer alıyor.

Kendisi de tekstilci olan Babadağ Belediye Başkanı Ali Helvacı ilçede yaşayan herkesin dokumacı olduğunu söylüyor. Kendi çocukluğu da dahil olmak üzere Babadağlıların dokuma tezgahları arasında büyüdüklerini ve dokumacılığı bildiklerini anlatan Helvacı, "Bizim en büyük şanssızlığımız olan tarım arazisine sahip olmamamızı bir şans haline dönüştürdük. Dede mesleği dokumacılığı geliştirdik, en kaliteli malları ürettik, kendi pazarımızı yarattık, kısaca hem üretici hem de kendi mallarımızın tüccarı olduk. İlçeye elektrik gelmesi ve tezgahların otomatiğe çevrilmesi ile birlikte üretilen mallar çoğaldı, tüccarlar sermayesini oluşturdu ve Denizli'ye göç ederek kendi fabrikalarını kurdular" diyor.

Denizli'de ilk fabrika kuranlardan biri Küçüker Tekstil'in sahibi Besaret Küçüker. 1948 yılında babasının Denizli'ye göç ederek açtığı atölyeyi 1979 yılında fabrikaya dönüştüren ve bugün 40 milyon dolarlık ihracat yapan entegre tesis haline dönüştüren Besaret Küçüker, havlu ve bornoz başta olmak üzere ev tekstili ürünlerini ABD ve AB ülkelerine sattıklarını söylüyor.

Başarılarını çekirdekten yetişmeye, çok çalışkan olmalarına ve girişimci ruhuna sahip olmaya bağlayan Küçüker, "Tüccarlıktan gelen öz sermayemizi kullanarak ve kredi alarak bu fabrikayı kurduk. Özal döneminde ihracat kapılarının açılması da bizim ufuklarımızı açtı ve dünyaya açıldık. Bugün iç piyasaya değil, ihracata yönelik çalışıyoruz" diye konuşuyor.

İŞTE MUCİZENİN SIRRI!


*
Değirmenci Group'un Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Değirmenci Babadağlıların başarılı olması ile ilgili "Biz birbirimize bakarız, onda 10 tane varsa ben de 12 tane olsun diye çalışırız. Bizler hırslı ve çalışkan insanlarız. İçimizden birinin fabrika kurması hepimize yetti, peşinden bizler de kurmaya başladık, birbirimizle yarışırken de büyüdük. İhracat ise hepimizin büyümesini sağlayan en önemli etkendir" diyor. İşe bir kiralık makine ile başladığını ve 1993 yılına kadar iplik tüccarlığı yaptığını anlatan Değirmenci, "1993 Değirmenci ailesi için dönüm noktası oldu. İplik tüccarlığından üreticiliğe geçtik, bornoz, havlu ve ev tekstili üretmeye başladık ardından da ihracat yine dönüm noktamız oldu. 50 milyon dolar ihracatımız var ve bu yıl için 100 milyon doları hedefliyoruz" diye konuşuyor.

*
Gökhan Tekstil'in sahibi Ahmet Gökşin fason imalatçılıktan bugün entegre tesis haline gelişinin öyküsünü şöyle anlatıyor

"Tekstil ürünlerini alıp satarak işe başladım ve fason imalatçı olarak da 1984 yılında ihracat yapmaya başladım ve kendi işyerimi tüccarlıktan gelen sermayem, 1 milyon mark ile kurdum" diyor.

*
Nesa Tekstil'in sahibi Nevzat Özel Babadağ'daki her evin birer entegre tesis olduğunu belirterek, "Bu tesislerde ürettiklerimizi de satan bizleriz. Kısacası biz hem üretici hem satıcıydık. Bu da kendi işyerlerimizi kurmanın en büyük nedenidir" diyor.

20 milyon dolar ihracat yaptıklarını söyleyen Özel, önümüzdeki yıl için 3.5 milyon dolarlık yatırım yaparak kapasitelerini yüzde 30 arttıracaklarını belirtiyor.

*
Ada Çorapları ve İç Giyim Sahibi Tekin Ada mendil üreticisi olarak başladığı ticaret yaşamını 1970'den bu yana çorap üretiminin yanı sıra 1996 yılında başladığı iç giyim ile sürdürüyor. Ürünlerinin yüzde 80'ini ihraç ettiğini anlatan Ada, Babadağ'ın sırrını "Biz hırslı ve çalışkanız. Çekirdekten üretici ve tüccarız. O yüzden de ticaretten anlarız" sözleri ile açıklıyor.

Babadağ'dan yetişen işadamları


* Ahmet Nazif Zorlu- Zeki Zorlu Vestel, Taç, Linens, Denizbank'ın da aralarında olduğu 53 şirket ile Zorlu Holding A.Ş.

* Hasan Yalınkaya: Goldaş Kuyumculuk

* Zeki-Fahri Değirmenci: Değirmenci Group

* Besaret Küçüker: Küçüker Tekstil

* Ahmet Gökşin: Gökhan Tekstil

* Tekin Ada: Ada Çorapları ve İç Giyim

* Nevzat Özel: Nesa Tekstil

* Sait Atıcı: Altınbaşak Tekstil

* Zafer Katrancı: Ozan Tekstil

* Sedat Semerci: Güven Plastik

* Erol Aksoy: İşadamı

İlk ticaret odasını 'onlar' kurdular


Babadağ'da ilk yerleşim 700 yıl öncesine dayanıyor. Arazinin tarıma elverişli olmaması yüzünden Babadağlılar dokumacılığa başlıyor ve evlerinin altını atölyeye çeviriyor. El tezgahları ile başta çarşaf olmak üzere tekstil ürünleri üreten Babadağlılar bu ürünleri Denizli'de kurulan pazarda satıyor. 1960 yılında ilçeye elektrik gelmesi üzerine tezgahlarını yarı otomatik ve otomatiğe çeviriyorlar.

Özellikle 1975 yılından sonra ise ilçe sınırlarına sığmayıp Denizli'ye göç etmeye başlıyorlar. İlk yıllarda kentte kurdukları atölyeler önce küçük fabrikalara ardından da bugünün entegre tesislerine dönüşüyor. Bu kadar çok sanayici ve işadamı yetiştiren bu küçük ilçede bir çok ilk de gerçekleşiyor. Örneğin bir çok kentte daha Ticaret Odası kurulmamış iken Babadağ'da 1928 yılında kalite kontrolü yapmak için Ticaret Odası faaliyette geçiyor. El dokuması yapan tezgahlara motor takan Babadağlılar, 'motorlu ağaç tezgahı'nı icat ediyor.

Ticari ilişkilerinde bugün bile geçerli olan bir takvim yaprağı ya da pusulaya yazılan, birbirlerine ve ticaret yaptıkları tüccarlara verdikleri 'Babadağ pusulası' ya da 'Babadağ çekleri' de ticari dehanın bir ürünü. Babadağlıların verdikleri bu 'pusulalar' sadece iplik tüccarları arasında değil tüm alışveriş merkezlerinde de uzun yıllar geçerli oldu. Şu anda eskisi kadar yaygın olmasa da Babadağlılar 'Babadağ çeki'ni zaman zaman yine de kullanıyor.

50. YILDÖNÜMÜNÜ KUTLAYAN ZORLU HOLDİNG'İN TEMELİ, BABA ZORLU'NUN EL YAPIMI TEZGÂHINDA ATILDI

Bir ömür 90 saniyeye sığdırıldı
Zorlu Grubu, bugünlerde 50'nci kuruluş yılını kutlamanın heyecanını yaşıyor. Ahmet ve Zeki Zorlu kardeşler, tekstille yola çıkıp, bugün elektronikten beyaz eşyaya, finanstan enerjiye kadar uzanan 2.3 milyar dolarlık bir grup yarattı. 50. yıl reklam filminde de, Zorlu Kardeşler'in babalarının 'yapacaksan en iyisini yap' felsefesi reklam sloganı haline getirildi. Reklam Yönetmeni Levent Semerci'nin çektiği filmde, Zeki ve Ahmet Zorlu'nun çocukluğunda, Babadağ'daki evlerinin penceresinden dünyaya bakışları ve daha sonra iş hayatında yükselişlerinde bu bakışın etkisi vurgulanıyor. Filmde, ilk dokuma tezgahından, 2.3 milyar dolarlık dev bir grup olma yolunda Zorlu Grubu'nun vizyonu anlatılıyor. Zorlu Grubu kuruluşundan bu yana 47 şirket ve 22 bin çalışanı ile dünyanın 108 ülkesine 1.4 milyar dolarlık ihracat yapmayı başardı.

Annesi 7 yaşında tezgâha oturmuş
84 Yaşındaki Hacı Mehmet Zorlu ve 82 yaşındaki Saide Zorlu Babadağ'ın en eski dokumacılarından. Bugün Zorlu Holding'in temelleri baba Zorlu'nun el yapımı dokuma tezgahında atıldı. Dokumacılığın baba meslekleri olduğunu belirten Zorlu, "Dedelerimizden gördüğümüz dokumacılığı yapmaktan başka bir şansımız yoktu. Biz de çocukluğumuzdan itibaren dokumacılık yaptık" diyor. 7 yaşında tegaha oturan eşi Saide Zorlu da, 50 yaşında tezgahı bıraktığını anlatıyor "Nöbetleşe hepimiz tezgahta olurduk. Aile üyelerinin sayısına göre tezgah artardı. Örneğin ben gelin gelince Hacı ile bana ayrı tezgah açıldı. Burada dokuduklarımızı Denizli başta olmak üzere bir çok ile erkekler kendi gider satardı. Hem üretiyorduk hem de tüccar olarak satıyorduk. Bir süre sonra sermaye biriktirenler Babadağ'dan Denizli'ye göçtü."

Pervin KAPLAN - Burak ÖZTÜRK